Adana 

118 Yıllık Türkü. “Aman Adanalı”

20. yüzyıl başlarında Çukurovalı Sadi ‘ye âşık olan Muhittin “’Paşa’nın kızı Ruhiye Hanım, Aman Adanalı türküsünün notaya alıp, yaygın hale gelmesine neden olan kişidir.

Adanalı Sadi Bey eğitim için İstanbul’a gider. İstanbul’da kendine özgü Çukurova şivesiyle, biraz da yakışıklılığının verdiği çapkınlığıyla tanınır. Dönemin devrin meşhur simalarından Feshane Nazırı Muhittin Paşa’nın büyük kızı Ruhiye ile karşılaşmıştır. Ruhiye, henüz 14 lü yaşlardadır. İstanbul’un yüksek bir ailesine mensup olduğu içinde devrin geleneklerine göre mürebbiyelerle eğitilmektedir. Özel öğretmenlerden yabancı dil dersleri almakta ve müzik öğretilmektedir.

Ruhiye hanım, günün birinde Feriköy’deki köşklerinin civarında, Adanalı Yeğenağazade Sadi beye rastlar. Sadi bey o sıralarda Harbiye’yi bitirmiş ve Kuleli Askeri Okuluna öğretmen olmuştur. Yaşça Ruhiye ‘den hayli büyüktür. Giyimine kuşamına titizdir. Ruhiye hanımın Sadi beyle olan gönül İlişkileri gün geçtikçe ilerler ve çaldığı piyanonun tuşlarında notalaşmaya başlar! Çukurovalı Sadi bey, her gece köşkün çevresinden geçerek pencereden bahçeye yayılan bu ünlü türküyü sevgilisinden dinler. Bu türkü çevrenin ilgisi ve yayması yüzünden Yıldız Sarayı’ndakilerin kulağına kadar ulaşır.
Ruhiye’nin babası Feshane Nazırı Muhittin Paşa, evinde bu türküyü yasaklar, kızını gerek yaş farkı, gerek taşralı olması’ nedeniyle, Sadi beye vermek istemez. Fakat bu türkü öylesine İstanbul’u sarar ki, balık pazarı meyhanelerinde bile dillere destan olur.

Kızının gönül macerası üzerine yapılan Aman Adanalı türküsünü, yasaklayan Muhittin Paşa, bu aşkın alevlenmesini önleyemez ve Saraydan gelen bir telkin üzerine Muhittin Paşa, kızı Ruhiye ‘yi sevgilisi ile evlendirir. Paşa, Adanalı Sadi beyi, Erenköy’deki köşkünde, üç gün üç gece süren bir düğünle, iç güveyisi olarak damat edinir. O gün davet edilen Mehter takımı, türküyü ilk defa çalar.
Her tarafta yarı gizli söylenilen türkü, açık olarak her köşeye yayılır. Düğünlerde, müzikallerde saat başı Aman Adanalı türküsü çalınır.

Adanalı Sadi Bey, çapkınlıklarına evlilik sonrası devam eder. Köşkte de adeta hizmetli barınamaz. Muhittin Paşa Ruhiye hanımı, razı ederek, Sadi beyden ayırır. Sadi Bey Ruhiye hanımdan sonra iki kez daha evlenir, İkincisi Viyanalı bir kadındır, üçüncü eşi Saraylı Hayriye hanımdır. Ruhiye hanım, Viyana’da kanser ameliyatı olur 35 yaşındayken ölür.

Related posts