Köşe Yazısı 

Futbol ve Büyük Taarruz

…Futbol bu kez Büyük taarruzun planlanmasında kamuflaj aracı olarak karşımıza çıkıyordu. 1922 yılın temmuz ayı ortalarında Büyük Taarruz planlanıyor ancak dikkatleri çekmeden bunun tüm ordu kademesine iletilmesi gerekiyordu. Telgraf emirlerinin İstanbul hükümetine ya da işgal kuvvetlerine iletilmesi nedeniyle bu yol güvenli bir yol değildi. Kuryeler tercih edilmiyordu. Komutanların hepsinin bir araya gelip toplanması da fazla dikkat çekici bir olaydı. Her şeyin sakin olduğu yönünde havanın yaratılması gerekiyor ve futbol bir kez daha devreye giriyordu. Anadolu Ajansı, Anadolu’daki Atatürk’e bağlı ordu birliklerinin katılacağı bir futbol turnuvası düzenlendiğini haber veriyordu. Final maçını, 1. ve 2. Ordu takımları oynayacaktı. Ajans, bu turnuvaya özellikle önem veriyor. Bu finalle ilgili, çok sık haberler yayınlanıyordu. Anadolu’daki halk da yavaş yavaş işin heyecanına girmişti. Giderek merak artıyordu. Ajans, daha sonra Atatürk’ün ve tüm kuvvet komutanlarının bu final maçını izlemek için Akşehir’e geleceğini duyuruyordu. O sırada, İzmir’i işgal altında tutan Yunanlılar, bu futbol ilgisi karşısında alaylı alaylı gülüşüyorlardı.

İşgal ordusunun İngiliz generali Charles H. Sherril, yayınladığı anı kitabında, o günleri şöyle anlatıyor: “Bu büyük futbol maçıyla ilgili haberler, gazetelerde ön planda yer alıyordu. Bu durumdan, Yunanlılar da hoşnut görünüyordu. Zira Türk ordusunun, hiç olmazsa, yakın bir gelecekte, herhangi bir harekâtta bulunması söz konusu olmayacaktı. Çünkü Türkler, şimdilik yalnızca futbolla ilgileniyordu.”

Atatürk’ün taktiği tutmuştu. Kendisinin ve bütün komutanlarının Akşehir’de toplanması, şüpheye yol açmayacaktı. Akşehirliler, maçın oynanacağı sahayı hınca hınç doldurmuştu. Gazi Mustafa Kemal, yanında Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa ile birlikte, aynı anda sahaya geldi ve kendilerine ayrılan özel tribüne yerleştiler. Atatürk ile Büyük Taarruz’u tartışıyorlardı. Akşehir’deki bu final maçında tribünde verilen “Büyük Taarruz” emrinden, hükümetin bile haberi olmamıştı. Atatürk, Akşehir’deki o günden Nutuk’ta şöyle söz ediyor:
“O final maçında verdiğim taarruz emrinin tarihini, Vekiller Heyeti’ne de bildirmemiştik. Artık, onlara resmî olarak duyurmanın zamanı gelmişti…”

Görüldüğü gibi; her şey planlandığı şekilde olmuştu. Hiç kimse, Türk ordusundaki büyük gelişmelerden bilgi sahibi değildi.Oysa ülke, bu maçtan sadece bir ay sonra, kesin zafere kavuşacaktı. Böylece, Atatürk’ün resmî sıfatla hayatında seyrettiği ilk ve tek futbol maçı, Türkiye’nin kaderini değiştirmişti.

İsmail Güneş , 2010, Futbol Ekonomisi: Ekonomist Gözüyle Futbol, Karahan Yayınları Sh 11

Related posts