HEPİMİZ EKONOMİST OLDUK

Çevremdeki araç sahibi her erkeğin konuştuğu ortak bir konu var? Senin araba ne kadar yakıyor? Sürekli olarak araçların benzin, gaz ve mazot yakıtlarının karşılaştırması yapılıyor. “Depoyu doldurdum şu kadar km yol yaptım, halen de çeyrek depo var” “benim araç tam depoyu görmeyeli uzun zaman oldu” benzeri sözler artık çok tanıdık.
nedeni malum. 28 Avrupa ülkesi içinde benzinde vergi rekortmeniyiz. Motorin’de ise ikinci durumdayız.
Kurşunsuz benzinde ÖTV ve KDV’nin payı yüzde 67, motorinde ise bu oran yüzde 63 dolayında.
Suriye’ye neredeyse ücret almadan mal taşıyan tırlar var.
Nedeni ise giriş çıkışta alacağı ucuz yakıt.
Haftanın belirli günleri gelen kaçak yakıtlar gecenin karanlığında kendini dört gözle bekleyen alıcılarıyla kentlerde buluşabiliyor.
Mazot fiyatlarındaki artış sonucunda halk arasında 10 numara yakıt olarak bilinen yağ’ın kullanımı arttı. Trafikte 10 numara yakıt kullanan 800 bin adet ticari araç dolaştığı tahmin ediliyor. Kayıt dışı ve lisanssız gerçekleşen bu satışların ulaştığı hacim ve vergi kaybı ciddi boyutlara ulaşmış bulunuyor. Kayıt dışı faaliyetlere her yerde rastlamak mümkün. Bir garaj, bir sanayi sitesi, bir dükkân bu faaliyetin alanı olabiliyor. Verginin ağır yükünden kaçınmak için bazı otobüs ve kamyonlar bunu kullanırken, yasalara uyan ve piyasa koşullarında alım yapan firmalar ise adeta cezalandırılıyor. Rekabetin kuralları bozuluyor.
Tüm kayıt dışılığına rağmen alanda satanda ekonomik olarak karlı bir iş yaptığını düşünerek, değme ekonomistlere taş çıkardıklarını düşünüyorlar. Çünkü onlarda kendilerce ekonomist.
*-*-*-*-*
Çevrenizdeki sigara tiryakilerinin ellerinde sıkça bandrolsüz, kaçak sigaralar görmeniz sık rastlanan bir durum. Türkiye’de sigaradaki ÖTV ve KDV yükü yaklaşık yüzde 78. Bu oran Avrupa ülkelerinde de oldukça yüksek. Türkiye, 28 Avrupa ülkesi arasında sigara satış fiyatı içindeki vergi yükü bakımından 14’üncü sırada yer alıyor. Yüksek fiyatlar beraberinde karaborsayı canlandırıyor. Özellikle Irak’tan ve kısmen Suriye’den gelen kaçak sigaralardan kaçakçılar yüzde 200’ün üzerinde kar elde ederken, kaçak ürünleri kullanan tüketiciler 1 paket yerine aynı paraya 3-4 paket alabiliyor. Adeta son dönemlerde sigara kaçakçılığında bir patlama yaşanıyor. Fiyatların yükselmesi sonucunda piyasa fiyatının çok altında satış yapan da, ucuza alanda kendini ekonomik açıdan rasyonel davranış sergilemiş ekonomist olarak görüyor.
*-*-
Adana sıcağının hararetini alsın diyerek bir çay içmek esnaf çay ocağına oturuyorum. Yılların esnafı çaycımız kısa bir selamlaşmadan sonra sohbete giriyor. Konu Futbol ve Fenerbahçe’nin durumunun ne olacağı. Bunu bir taraftar merakı ile sorduğunu sanıyorum. Ancak kısa süre sonra durumun öyle olmadığını anlıyorum. Bir arkadaşımın önerisiyle Fenerbahçe hisse senetleri aldım. Durum ortada şimdi ne yapmalıyım diyor. Dilim döndüğünce açıklıyorum. Ben açıkladıkça bende öyle düşünüyorum diyor. Hangi takımı tutuyorsun diye soruyorum. Beşiktaş yanıtı alıyorum. Futbolun sadece futbol olmadığının bir örneğini daha görüyorum. Karşımda doğru tespitler yapan kısa vadeli hareket etmeyen bir yatırımcı bulunuyor. Çaycımız futbola ekonomik yatırım gözüyle bakıyor. O da bir ekonomist.
***–***
Onbeş günde bir ya da ayda bir toplanılıp hazırlanan güzel börek, çörek ve kurabiyelerle çayların, kahvelerin içildiği ve ev sahibine altının verilmek suretiyle sona eren altın günleri artık sadece kadınlara özgü ev eylemi olmaktan çıktı. Pek çok sosyal gruplarda insanlar benzer faaliyetlerde bulunuyorlar. Özellikle ekonomik durgunluğun olduğu dönemlerde bu tür eylemler hız kazanıyor. Genel hakim olan anlayışa göre Hatice teyze’de, Gülsüm teyze’de ekonomi ile ilgili bilgi sahibi olmasa da güçlü bir inançla “altına bir şey olmaz. en sağlamı altındır diyorlar. Avrupa’da derinleşen borç krizi ile beraber Altın fiyatları da hızla yükseliyor. Altının onsu 1600 doları aşarken Cumhuriyet Altını yılbaşından bu yana yaklaşık %23, son bir yılda ise yüzde 45 değer kazandı. Hatice teyzenin yastık altı yatırımı, Gülsüm teyzenin günlerden biriktirdiği altın onların ekonomik olarak doğru tercih yaptıklarını ortaya koyarken, onlarda gizli bir gururla “evladım ben demedim mi? altın al, altın al “ demelerine neden oluyor. Çünkü onlar da bir ekonomist.
***-**
Balonla seyahat etmekte olan iki kişi yollarını kaybederler. Aşağı doğru alçalıp bir adama bağırarak yönlerini sormuşlar. “Kardeşim, biz neredeyiz?”. Aşağıdaki adam yanıtlamış, “Gazla doldurulmuş, 20 metre çapında ve yerden 40 metre yüksekte bir balondasınız”.
Balondakiler: ”Kardeşim, sen ekonomist misin?”
Adam hayretler içerisinde, “Evet ama nereden bildiniz?” demiş.
Yukarıdakiler yanıt vermiş; “söylediğin her şey doğru da, bunlar işimize yaramıyor. Ondan anladık”
İçinde bulunduğumuz koşullarda herkes ya ekonomist, ya da yolunu kaybetmiş!
Dilerim siz yolunu kaybedenlerden olmazsınız.