JAPON MÜHENDİS ve YAHYA BEY

İzmit Körfez geçişi asma köprüsünde halatın kopmasından kendisini sorumlu tutan Japon mühendis Kishi Ryoichi’nin intiharı Türkiye’yi şaşkına çevirdi. Pamukova’da sözde hızlı tren faciasında 41 vatandaşını ölüme gönderirken, Soma’da 301 Madencisinin canlı canlı ölüme terk ederken kederi kader diye tanımlayan inanç sahibi bir toplumun Japon mühendisin davranışını anlaması çok güç görünüyor. Üstelik malzemeden sorumlu olmamasına rağmen ve gördüğü çatlağı haber verip çalışanlara izin verip can kaybını önledikten sonra olayın olmaması için daha ısrarcı olmalıydım diyerek intihar etmesi ortalama bir Türk vatandaşının anlayabileceği bir olay değildir. Etik değerlerdeki erozyonun çölleştirdiği sosyal yapı artık başka değerler üzerine inşa edilmiştir.

Bu olay bana Cumhuriyet tarihinin çok da bilinmeyen bir olayını anımsattı. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki “millî şömendöfer siyaseti” olarak adlandırılan politika, ülkenin dört bir yanını demir ağlarla örerek birleştirmeyi amaçlıyordu. Bu sayede insanlar birbirine kavuşacak, sanayi malları, hammaddeler uzaklara taşınacak, uzaklar yakın edilecekti. Şu an üzerinde yolculuk ettiğim doğuya giden demiryolu hattı ile savaşlarla hayvan varlığını kaybeden doğu üreticisinin geçim kaynağı hayvanları her yana gidecek, madenler taşınabilecek ve ticaret gelişecekti. Özellikle Sivas ve Erzurum arasındaki demiryolu çok zor koşullarda inşa edilmişti. Divriği çevresindeki 100 km‟lik bir alanda işçilerin yürüyebilmesi için yol açmak bile aylarca sürebiliyordu. İnşaat Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas Kongresinin toplandığı günün yıl dönümü olan 4 Eylül 1933 tarihinde Sivas‟ta başlamıştı. Hat dönemin başarılı taşeronlarına parça parça verilmişti. Adeta bir yarış içindeydiler ve zamanından önce bitirmek istiyorlardı. Bitirmeyi de başardılar. Bunun sonucu olarak bölgedeki tünellere başarılı olan taşeronların isimleri verildi. Ali Bey Tüneli, Yahya Bey Tüneli, Haşim Bey Tüneli, Osman Bey Tüneli, Yaşar Bey Tüneli gibi. Ancak bunlardan Yahya beyin dramatik bir öyküsü vardır. Yahya beyin üstlendiği bölümde zemin uygun değildir zorlu çalışmalara rağmen zamanında bitirememişti. Yahya Bey çok gururlu bir insandır. Zamanında tamamlayacağına dair söz vermiştir ve tamamlayamayınca derin üzüntü duyar, intihar eder ve cenazesi tünelin ön kısmına defnedilir ve bu tünele Yahya Bey Tüneli adı verilir.

Sanaksi Çayı yakınındaki tünelin 13.Bölge Amiri Yahya Beyi’in amcası Saadettin Bey‟dir. Tünel yapımında Macar Pinter, İngiliz Sercer ve Türk Ahmet Bey olmak üzere üç mühendis çalışmaktadır. Yahya Bey, çok çalışkan,işini seven biridir. Çalışılan tünel biraz kavisli ve teknik iş becerisi gerektiren bir yerdir. Çalışmalar yapılırken nedeni bilinmeyen bir sebeple tünel çöker ve 40 kişi ölür. Kısım amirleri, yapımı teknik iş becerisi gerektiren tünel, köprü ve yarmaları zamana karşılık götürü usulde müteahhitlere verirdi. Bunun için hemen çalışmalara yeniden başlar ve olayın üzerinden 20-25 günlük bir zaman geçer tünel yeniden çöker. Birinci kazadan daha fazla insan ölür. Bunun üzerine Mr.Sercer Yahya Bey‟i yanına çağırarak : “Sen git babanın çiftini sür. Bu iş sana göre değil” der. Yahya Bey, günlerce elini hiçbir işe sürmez. Doğru dürüst yemez, içmez bir gün cesedi kanlar içinde odasında bulunur. 7.65 mm. çapında Alman Çıplağı denilen bir tabanca ile intihar etmiştir. Durum Adana‟daki babasına bildirilir ve babası ilçeye gelir. Durumu öğrendikten sonra;”Beni bunun için mi buraya çağırdınız? Bir ecnebinin lafı ile intihar eden birisi benim oğlum olamaz!” diyerek gider.

Olay herkesi şaşkınlık içinde bırakır Saadettin Bey‟in emriyle bugünkü anıt mezar yapılır. O dönemde ne bugünkü gibi teknoloji vardı ne de araç gereç. Herkes büyük bir güç, inanç ve zevkle çalışır. Beline ip bağlamış, kayanın yamacında taş kırarken türkü söyleyen insanların inancı ve ruhu bu yolu yapmıştır.

Bu anıyı aktaran Halil Bayram Oğuz‟un bilmediği nokta ise; tünelin teslimi yaklaşmasına rağmen istenilen noktaya gelinmemiş, yapım Müteahhit‟i Yahya dölen Bey Nafia yetkililerine (Bayındırlık Bakanlığı) başvurarak gecikme nedenini arz edip ek süre istemiştir. Aldığı cevap ise yolun istenilen süre içerisinde tamamlanması olur. Bunun üzerine çalışmalarını hızlandıran Yahya Bey göçük altında kalan işçilerden ve zamanında tüneli teslim edemeyeceğinden kendisini sorumlu tutar ve odasında intihar eder.

9 Bin km uzaktan gelerek Yahya Bey’in Ruhuyla çalışan Mühendis Ryoichi’nin adı Körfez geçiş köprüsünde yaşamalıdır. Her geçen bu topraklarda Yahya beyin’de, Ryoichi’ninde insanlara canlarıyla verdiği “sorumluluk” ve “ Etik” mesajı anımsanmalıdır.